08 Mayıs 2021
Van'da Herkes Birbirine İftira mı Atıyor ? Yoksa...
'Van'da herkes birbirine iftira atıyor, birbirini karalıyor' söylemlerinin çokta reel olmadığını, rantını artırma, güçlü makamlara gelme, siyasal arena - kamusal alanda hakimiyet kurma ve basın sektöründe tutunabilme hırsıyla hareket eden bir avuç kişinin rezilce edindikleri iftira kültürlerinin iz düşümü olduğunu düşünüyorum.
Van'a atanan ve Van'da görev yapan bürokratlara Van'ın ve sosyo-politik algısını, bireylerin algısal konumlarını ve algısal direncini aktaran kişi-ler yanlı-yanlış enformasyonu kentin güvenliği ve gelişimi  için oldukça önemlidir. Alanda yer edinmek isteyenler, ülkenin ve kentin huzurana kast edenler, mevcut yönetimden rahatsız olanlar ve haysiyet sorunu yaşayanlar doğru bilgiyi aktarmada cimri davranırken, yalan ve iftirada cömert davranacaklardır. Ki, bu güne kadar alanda karşılaştığımız pratikler bu mihvaldedir.
 
Basın kurumlarını örgüte peşkeş çekenlerin vatanveser, yeğenini-yakın akrabalarının şehit veren ve örgüte karşı onurluca direnenlerin kötü-kaka olarak; kenti yöneten bürokratlara ve güvenlik bürokrasisine algılatıldığına şahit olduk. O  algının izleri kısmende olsa devam etmektedr. Kuramlarını örgüte peşkeş çeken, PKK aşkıyla yanıp tutuşan, uyuşturucudan yatanlara dokunmayan-hatta öven-göğe çıkaran çakma vatanseverlerin, hala bu ülkeye ve kentte hizmet edenlere iftira atan haysiyet yoksunularının 'benim avlumdan havlasın karşı avluya' perspektifiyle kabulu-desteklenmesi iftira kültürünü yaygınlaştırmıştır.  
 
Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere ülke ve kent için çok değerli hizmetlerde bulunmuş siyasetçi ve bürokrata FETÖ yöntemine benzer bir şekilde iftira atan kişi-leri 'vatansever' olarak tanımlayanların FETÖ-PKK severlerden, desteklemiş-destekleyenlerden oluşması normaldir. Anormal olan şu ki, FETÖ yöntemine benzer algısal yazılarla başta Cumhurbaşkanına iftira atan kişinin iç siyasi rekabetten ve ticari ve grupsal çıkardan ötürü sahiplenilmesidir. İftiracı-ların KORUNMASI kentin sosyo-psikolojisinde ulrta düzeyde rahatsızlığa neden olmuş aynı zamanda kurumsal yapıları da zan altında bırakmıştır.
 
Yazıları, vatansever postuna bürünmüş fetö severler tarafından keyifle okunan; Ak Partinin üst düzey kadrolarında yer alan isimlere ve önemli bürokratlara fetö yöntemine benzer taktiklerle saldıran iftiracı-ların aktaracağı bilgi devlet ve kent insanı arasında uçurumlara neden olacaktır. Cumhurbaşkanına ve bir çok siyasiye iftira atanların, Kürt milliyetçiliğini benimseyen ama PKK ile bir ilişkisi bulunmayanlara PKK'li diye iftira atmaları, sevilmedikleri için organizasyonlarına katılmayanları 'vatan haini' nitelendirmeleri bu konjonktürde devlete ve kentte yapılan  en büyük kötülük olmuştur. Art niyete dikkat ülke ve kent için elzemdir. 
 
Şunu akılda tutmak gerekir ki, alan ve algı hakimiyetinin değişimi, FETÖ'nün güç kaybı, ülke huzuruna ve birliğine saldıranlarda da renk değişikliğine neden oldu. Huzur ve birlik düşmanı bu kişiler kendini ve inandığı davasını korunma refleksiyle kin ve öfkeyle saldırdığı grup yada partiye yanaşarak kendini koruma altına almak isteyecektir.  Yanaştığı grup yada partinin gönüldaşı gibi görünerek  kendini belli bir süre koruma altına alırken,  kendisi koruma altına aldığı grupta fitne ve fesatla grubu birbirine düşürmeye çalışacaktır. Korunma ihtiyacıyla edindiği 'vatansever'  kimliğiyle  güçlü toplumsal fesada ve bölünmelere neden olabilecek pratiklerle saldırılarını devam ettirebilir. Bu yönde bazı pratiklerde görülmüştür. 
 
Van özelinde FETÖ pratiğine benzer yöntemlerle saldıran algı provakatörlerinin iftiraları-yöntemleri ve etkileri  uzun süredir burada yerleşik olan mukimler tarafından çok rahat görülsede, görev için Van'a gelen bürokrat tarafından görülmesi-fark edilmesi biraz zaman alabilir. İşte bu zaman aralığında 'iftiralarla algılarda oluşturulan kirlilik' kötüleri iyi, iyileri kötü kategorisine eklemleyecektir. Az sayıdaki iftiracınını yarattığı bir çok mağduriyet ve  mağdurların kendilerinin anlatma ve koruma refleksi 'Van'da herkes birbirine iftira atıyor' algısal manipülasyonuyla zehirlenebilir. Zor zamanların kahramanlarına 'kötü' , fetö taktiği iftiralarla 'haysiyet cellatlığı yapanlara 'vatansever payesinin' tahammülü zor olacağından,  doğruları ifade etme zorunluluğu iftira değil, gerçekliğin yüksek volumüdür. 
 
Karısının ve çocuklarının nafakasını yıllarca ödemeyerek mağdur ettiği halde iyi insan-iyi vatandaş rolüne  soyunan, namus bekçiliği ve vatanseverlik postuna bürünerek Van'ın algısal dünyasını kirleten; başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere  ülke ve kent için hayırlı hizmetlerde bulunmuş bürokrat ve siyasilere basın etiği gözetilmeden ve ahlaki ilkelere uyulmadan saldıranlara karşı bu güne kadar verdiğimiz mücadele  bu kentte daha önce bu kadar yaygın olmayan iftira kültürünü yok etmeye yönelik bir çaba olarak değerlendirilebilir. Çabamız bu mihval üzeredir.
 
Not: Van'da iftiranın en çok görüldüğü alanlar, siyasi, ticari, güçlü stk'ların olduğu alanlardır. Güç ve rant kapma hırsı bazı insanları bu yöntemi kullanmaya hatta bu konuda mahir olan iftiracıları 'kullanmaya' yönlendirmiş olması, Van'da iftira kültürü hakimdir söylemini doğru kılmaz.
 
Bir bir veya daha fazla kişi ve şunu diyen bir yazı 'TUTKU RADYO % 32 DİNLENMA ORANIYLA VAN'DA BİR NUMARA RESMİ TIKLA SENDE DİNLE K'entin En www.tutkuradyo.com 98.0 Mhz' görseli olabilir
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Yorum Ekle



Osman Ayşin- 3 ay önce
“Siyaset demek ülke için eser üretmek, millete hizmet etmek demektir” Van'da hergün yeni bir dedikodu ve yeni iftiralar. Bu dedikodu ve iftiralardan bir an önce kurtulmamız lazım. Ülkemiz iç ve dış düşmanlarına karşı mücadale vermeye çalışırken. Suni gündemle uğraşmak kimseye bir getirisi yoktur. Muhalefet Sayın Recep Erdoğan'ı iktidardan göndermek için, tüm argümanları kullanarak, siyasi fikirleri farklı olmasına rağmen şer odaklı güçler bir araya gelerek her türlü yola başvurduklarına şahit oluyoruz.. AK Parti içi bazı siyasiyelerin de biribirlerini çekememezlik ve biribirileri ile uğraşmları, buda muhalefetin işine yarıyor. Bu nasıl bir siyaset, kime hizmet ettiklerini çok iyi bilmeleri gerekir. Buda açık ve net söylemek gerekirse, başta sayın Cumhurbaskani'mıza, davamıza ve milletimize ihanetdir.
M.SALİH GEÇKEN
Copyright, 2017 © M. Salih Geçken - Kisisel Web Sitesi